bu kadar duygu fazla bana.. zararlı…
duygusuz hayat ne kadar anlamsız ise, bu kadar duyguyla da o kadar üzücü.. çünkü karşılığı yok, insanın kendi sonsuz duygusunun…

ek not: az önce depresif ilv normal arası bir durumda olduğumu düşünüyorum / karar verdim.
Not 2: Depresyondayım şuan (seviyesi az da olsa – normal- çizgisinin altında); ve feci susuzum. Aslında vücudum bi’ şekilde devam ediyor (nefes alıyorum) ama midem bulanıyor ve boğazım kupkuru.

Birşeyi daha farkettim, çok küçük anlar (ki onlar da sevinç ve neşenin yanında kayboluyorlar hemen) hatırlayamadığım ama bir kaç hafta olduğunu düşündüğüm bir süredir nerdeyse hiç depresyon yaşamamıştım…
Ya da şuan depresif (veya normal(imsi)) modda olduğum için hatırlayamıyorumdur.

Aslında belki de, depresif modda hiçbirşeyi hatırlayamıyorumdur… Acaba mani’de de mi depresif modları (yani içinde olanları / düşündüklerimi) hatırlayamıyorum?

Yokas… yoksasını unuttum.

Canım sıkılıyor, kantin’den ‘greenpeace’ ile konuşuyorum. Ama onun dedikleri beni mutlu etmiyor (olmak istesem de). Sonra birde birşey farkettim: az önce anlattıklarıyla mutlu olduğumu hatırlıyorum (ve anlattıklarında bir değişiklik yok), ama şimdi az önce niye ve nasıl mutlu olduğumu hatırlamıyor, anlayamıyorum. Konuştuğumuz konulara bakıyorum:

o- sıkılma, olsun, seni bağlayan biri çıkar belki
ben- hmm… çıkarsa da sıkılır benden, ya da (zamanında) anlayamam onun duygularını
o- niye sıkılsın? hem boşver, yalnız da mutlu olunur
ben- sadece mutlu olmak istiyor, ve elimden geleni yaptığımı sanıyorum
o- basit şeylerle bile mutlu olmalısın (/olabilirsin)
ben- … [birden bir belirsiz boşluk ve sonra konuma tekrar gelme, ama sıfırdan konulmuş gibi]
o- :’(
o- neyin var?

bilgisayar sektörü. hedefin sınırı yok. tonlarca hedef var.
birini seçmeli. hem para kazanmalı, hem zevk almalı, hem de bir dalda en iyi olmalı.

peki neler bunlar? nelere imkanım var? yazayım dedim…

programlama

bilgim : c, pascal, (d)html
hedef 1 : php, mysql, apache vs,  linux web sunucu bilgileri
hedef 2 : asp, w/wo .net, mssql, iis, windows web sunucu bilgileri
hedef 3 : visual c#, .net, asp.net, ajax
hedef 4 : oracle, java, jsp..

sunucular ve ağ

bilgim : server 2003, sbs, isa, exchange, temel sql, domain, temel linux, wsus..
hedef 5 : sertifikasyon (mcp, mcsa, mcse, mcda)
hedef 6 : server 2003 enterprise odaklı dağılımlar (hedef 3 ile birlikte)
hedef 7 : isa başta olmak üzere bir temel bir kaç rol uzmanı (expert) olmak
hedef 8 : ccna (1,2), ccnp, ccwa.. (her türlü donanımsal networking)
hedef 9 : istemci ve sunucularda linux tabanlı sistemlerde uzmanlık (ve temel C bilgimin yanına phyton / perl / cgi)
bu kadar. çok işte. birini seçmek gerek…

bana ilk ve en yakın olarak 5 geliyor.
en sevdiklerim ise 4, 6, 8 ve 9.

ilk hedef için karar verilmiştir: 5! şimdi çalışma zamanı ;)

eğer, yeniden başlayabilseydim yaşamaya,
ikincisinde daha çok hata yapardım.
kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım.
neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar.
çok az şeyi ciddiyetle yapardım.
temizlik sorun bile olmazdı asla.
daha çok riske girerdim,
seyahat ederdim daha fazla.
daha çok güneş doğuşu izler,
daha çok dağa tırmanır,
daha çok nehirde yüzerdim.
görmediğim bir çok yere giderdim.
dondurma yerdim doyasıya,
daha az bezelye.
gerçek sorunlarım olurdu
hayali olanların yerine.
yaşamın her anını gerçek ve
verimli kılan insanlardan olurdum.
farkında mısınız bilmem, yaşam budur zaten.
anlar, sadece anlar, siz de ‘an’ ı yaşayın.
hiçbir yere, yanına: termometre, su, şemsiye ve
paraşüt almadan gitmeyen insanlardanım ben.
yeniden başlayabilseydim,
ilkbaharda, papuçlarımı atardım.
ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayakla.
bilinmeyen yollar keşfeder, güneşin tadına varır,
çocuklarla oynardım, bir şansım olsaydı eğer…
ama işte, 85′ imdeyim ve biliyorum…
ölüyorum…

jorge luis borges

Rolling Stones! Rock’n Roll!
Uzun zamandır tekrar dinliyorum. Nedense bu sefer çok daha zevk alıyorum. Bana müzikleri çok daha canlı geliyor. Belki bu albüm, önceden de belirttiğim gibi “aralarında birinin daha iyi olduğu”nu düşündüğüm albümdür; diğerini dinleyince karar vereceğim :)
şuan ise A Bigger Bang dinliyorum. Yavaş şarkıları bile akustik ve ezgi olarak harika.

Akustik demişken, bu kadar sevmemin sebebi uzun zamandır benim büyük kulaklıklarda dinlememiş olmam olabilir. Bu kulaklıların özellikle bas kalitesi yüzünden çoğu zaman bas’lı bir 5+1 ya da en azından 2+1 almayı düşünüyorum; fakat her seferinde yine de bu kulaklıklar kadar iyi akustik sağlayamayacaklarını düşündüğümden, ve minimalizmden dolayı bırakıyorum düşüncemi.

Biraz sonra: Exile on Main St.!

Halka Arz-u şerif ile slmhşbldkbrsçkgzlbifrm uçlarına yakın kelimeler ile benden karşılama bekleyenler, lütfen hızlandırılmış kipte farenizin imlecini (genellikle) sağ üst köşede bulunan çarpıya götürün ve farenizin tüm düğmelerine hareket ettirmeden basın*.

Neyse, komedinin içinden amacımı çıkaranlara sözüm, burası benim günlüğüm. Türkçe’ye uygun, cinas’lı (cinas ne ya), kafiyeli bir sayfa. ınternet üzerinde küçük bir nokta olması umrumda değil; onları dikkate alan kim? Hem mükemmelleşmek ve sadeleştirmek istediğim hayatımın zamanında birer gider, birer gereksiz “item**” onlar.

Hoşgeldiniz hepiniz, hoşbuldum.

*lazlarım’a not: aynı anda değil.
**item: diablo denen oyunda yerdeki çanak çömlek.

hiç bir kötü şeyi hatırlayamıyorum. sevgi hariç. ne kadar verirsen ver, hiç alamadığın, hep acı çektiren bir şey, kötü değil midir? neden sevgiyi hiç unutamıyorum?…

duygu bir ışıksa, duygusuzluk karanlık.
ve yaşama da görmek.

Ben, etrafımda bana akan hiç bir ışık olmadığından, karanlıktan görebilmek için gözlerimi kısmayı seçtim.

Ama..
Ya bir gün zifiri karanlık olursa.. görebilecek miyim?
Ve..
Ya bir gün, bana doğru o kadar ışık akarsa, kör olur muyum?
Bilmeden kapıyorum gözlerimi.

« Önceki SayfaSonraki Sayfa »